Ulusal Kapitalizmden Küresel Kapitalizme-38

-DEMOKRASİDEN FAŞİZME-  Küresel kapitalizmin belirleyici olmaya başladığı 20.yüzyılı son çeyreğinden bu güne kadar olan en kaba ve gözle görülür olanı burjuva demokratik hak ve özgürlükler için işçi sınıfının ve toplumun diğer yönetilen kesimlerinin sahip olduğu ekonomik ve demokratik hakların adım adım geri alınarak, bu hakların korunmasına yönelik tepkilerin “ güvenlik önlemi” adı altında bastırılması, yasaklanması, cezalandırılmasıyla burjuva demokratik hakların ortadan kaldırılmasıdır. Bundan en çok zarar gören toplumsal kesimin ise emeği ile geçinen halk kesimleri olduğu tartışmasızdır. Yönetici sınıfın/burjuvazinin “siyasal zor” a başvurmasının nedeni,   kendini yeniden üretebilir, yeniden burjuva meşruiyeti içinde yönetebilir olanaklarının ortadan kalkmasıdır. Bir başka deyişle yoğunlaşan sömürünün devamı… Devamı

Ulusal Kapitalizmden Küresel Kapitalizme-37

 -DEMOKRASİDEN FAŞİZME-  Küresel kapitalizmin bütün yerkürede egemenliğini tesis ettiği 21. Yüzyılda devrim ve örgütlenme stratejisi ulusal kökenli tekelci burjuvazinin parçalı hegemonyaya sahip olduğu 20. Yüz yıl örgütlenme ve mücadele stratejisiyle bire bir örtüşmez. Kapitalizmin işleyişindeki değişiklikler ve ortaya çıkardığı ilişki ve çelişkiler devrim ve örgütlenme anlayışına olduğu gibi yansır. Dünün göze görünmeyen, ortaya çıkmayan olguları bu gün gerçeklik olarak toplumsal ilişkilerin ortasına gelir oturur ya devrimci hareket saflarında ya da karşı devrim saflarında değişikliklere neden olur, paradigmalar değişir. Yönetici burjuvazi cephesinde meydana gelen artmalar ya da eksilmeler, çelişki ve ilişkilerde meydana gelen değişim, aynılıklar ve farklılıklar devrimci hareketi ilgilendirir, ittifaklar… Devamı

Ulusal Kapitalizmden Küresel Kapitalizme-36

-DEMOKRASİDEN FAŞİZME- 21. yüzyıl kapitalizmi/küresel kapitalizm/ gerek kendi çağından önceki 20. Yüz yıl tekelci kapitalizmindin gerekse doğurduğu ilişki ve çelişkiler açısından önceki dönem kapitalizminden farklılıklar gösterir. Bu farklılığın toplumsal yaşamda kavranması öncelikle sınıf mücadelesinin yöneliminin, araç ve gereçlerinin, örgütlenme ve mücadele biçiminin, sınıflar ittifakının farklılaştığının da kavranmasızorunluluğunu beraberinde getirir. Her dönem kendine has koşullar içinde değerlendirilir ve dönemin özelliklerine uygun mücadele biçimlerinin ve örgütlenme tarzının da dönemin koşullarına uygun inşasını zorunlu kılar, devrimci hareketin başarısının temel koşulu da buna bağlıdır. Neden-sonuç ilişkileri bağlamında tek tek ülkelerde gerçekleştirilen Rus ve Küba devriminin genel değerlendirmesi özetle; 1-Devrimci öğreti, devrim için öncelikle nesnel… Devamı

Ulusal Kapitalizmden Küresel Kapitalizme-35

-DEMOKRASİDEN FAŞİZME-  Bu başlıktaki yazılarımızın önceki bölümlerinde ulusal egemenlikçi tekelci kapitalizmin, kapitalizmin gelişim yasaları gereği küreselleştiğini, 20.yüz yılın son çeyreğine kadar az çok parçalı görünümünü koruyan kapitalizmin 21. Yüzyıl başlarında küreselleşerek yer küre ölçeğinde homojenleştiğini vurgulamıştık. Bir başka deyişle küreselleşme tek tek kapitalist ülkeler adıyla anılan ve parçalı bir görünüm oluşturan –Alman tekelci emperyalist kapitalizmi, ABD emperyalist kapitalizmi, İngiliz emperyalist kapitalizmi gibi- ulusal kökenli tekelci kapitalizmi 21. Yüzyıldan itibaren küresel kapitalizm olarak homojenleşmiş, hegemonik kimliğini kabul ettirmiştir. Bugün ulusal kökenli tekelci kapitalizmin dünya pazarlarındaki payını küresel kapitalizme kaptırması karşısında kaybettiklerini yeniden kazanmak için atağa geçmiş görünüyor. Küresel kapitalizmin egemenliği ele… Devamı

Ulusal Kapitalizmden Küresel Kapitalizme-34

-DEMOKRASİDEN FAŞİZME- Kapitalizm, kitlelerin yaşamı üzerindeki negatif yıkıcılığının sonuçlarını sistemin partileri üzerinden manipüle ederek kendini temize çıkarmada tarihsel tecrübeye sahiptir. Egemen ideolojiye göre “yönetememe” beceriksizliği iktidar partilerinindir. Yıpranan iktidar partileri kapitalizmin günah keçileridir ve kitlesel tepkiler sistemin bu partisine yönlendirilerek sistemin yedekte tuttuğu “alternatif” siyasal oluşumlar  “kurtarıcı” olarak sunulur ve bu “ alternatif” siyasal oluşumlar adım adım siyasal iktidara hazırlanır. Bu süreçte kitlelerin yıpranan iktidar partisine karşı tepkileri bilenir, gösteriler ve protestolar bu meşrebe uygun gösterilere, sokak eylemlerine dönüşür. Kitle yönlendirme araçları, yazılı ve görsel basın buna göre dizayn edilir, yönetmeye aday siyasi partiler tanrının gökyüzünden gönderdiği bir mesih, insanlığın… Devamı

Ulusal Kapitalizmden Küresel Kapitalizme-33

 -DEMOKRASİDEN FAŞİZME- 21. yüzyıl başlarında Avrupa’nın imrenilecek demokrasileri çok değil yirmi beş-otuz yıl öncesinin nostaljisi ile avunuyorlar. Balayının bittiğini, cicim aylarının geride kaldığını Avrupa halklarından sır sıklar gibi saklıyorlar. Onlara, refah, kalkınma ve özgürlük vaat ediyorlar. Başkaca hiçbir veriye gerek kalmaksızın Avrupa’nın kent ve kasaba halkları “bir şeylerin hiç de iyiye gitmediğini”, ancak neyi nasıl yapacaklarınıda bilmeden günlük pratik içinde yaşayarak öğreniyorlar. Genç ve eğitimli kesim içindeki işsizlik oranı artıyor, işçi ve memurların sosyal hakları birer birer geri alınıyor, emeklilerin alım güçleri sürekli düşüş gösteriyor. Kapitalist dünyanın, Asya’da ve orta Doğuda ilerici güçlere ve Sovyet etkinliğine karşı adeta vahşet laboratuvarında… Devamı

Ulusal Kapitalizmden Küresel Kapitalizme-32

 -DEMOKRASİDEN FAŞİZME- Kapitalizmin 2008 krizini neden aşamayacağına ilişkin veriler nedir, kapitalizm cephesinde neler oluyor, tekelci ve küresel kapitalizme karşı dünya işçi sınıfının mevcutolanakları nelerdir?. Son on yıldır kırık fay hattı üzerinde sendeleyen kapitalizmin eli kulağındaki yıkıcı depremin etkisini nasıl atlatacaklarının telaşıyla akıl hocalarının, ekonomi ve siyaset bilimcilerin tartışma ve kurtarma önerileri dünya siyasal gündemini de işgal etmiş durumdadır. Akıl hocaları krizin yapısallığı ve boyutu hakkında akıllarının kendilerine de yetmediğini fark etmiş olmalılar ki krize ilişkin açıklamaları kusursuz bir cehalet örneği, kapitalizmin krizden kurtulması için önerdikleri yolun ise çoktan izbeye çevrildiğini, kapitalizmi ipten kurtaran yol ve yöntemlerin kullanılmakla tüketildiğini bilmezlikten gelmeyi… Devamı

Ulusal Kapitalizmden Küresel Kapitalizme-31

 -DEMOKRASİDEN FAŞİZME- Kapitalizmin çapsız akıl hocaları iş başında… Yazılı ve görsel medyada, politik arenalarda “krizden kurtulmanın” reçetelerini yazıyorlar… Krizi tanımlamaları da pek bir âlem… Kahrolası Amerikan papazı yüzünden dolar fırladı, Euro yerinde duramıyor, musibet te geldi şaşmış gibi bizi vurdu… Anlı şanlı ekonomistler, siyasal bilimciler “harıl harıl “ kurtuluş reçetesi” yazmakla meşguller… Kapitalizmin bugünkü sözcüleri de öncülleri gibi yalancı ve sahtekâr. Kendilerine verilen görev kapitalizmin akut/ağırlaşmış ölümcül gerçeğini gizlemektir ve başarıyla değil, ellerine yüzlerine bulaştırarak arsızlıklarını sergiliyorlar… Sanıyorlar ki-hayır sanmıyorlar, bal gibi biliyorlar ki- Türkiye’yi vuran kriz Türkiye ile sınırlıdır, iktidarda şu parti değil de bu parti olsaydı, şu partinin… Devamı

Ulusal Kapitalizmden Küresel Kapitalizme-30

-DEMOKRASİDEN FAŞİZME- C) KÜRESEL KAPİTALİZM DÖNEMİNDE DEVLET: Yazının yazıldığı gün, dünya egemenlerinin Davos’ta “Dünya ekonomik formunu” toplamaları bir tesadüf olsa gerek. Ancak dünya egemenlerinin kapitalizmin içinde bulunduğu duruma ilişkin kendi ağızlarından çıkan tespitleri ise tesadüf olmayıp, küresel kapitalizmin cepheden çekilen fotoğrafıdır. Davos’un egemenlerinin 2018 yılı için küresel kapitalizm açısından öngörüleri şöyle: %93 ü ekonomik ve siyasi çatışmaların , %79 u askeri çatışmaların artacağını, %78 i yerel çatışmaların artacağını öngörmüşler…. İngiliz araştırma kurumu Foxamın 2017 yılı dünyanın toplam gelirlerinin %82 sinin %1 azınlığın elinde olduğuna ve yine istatistiki bilgilere göre dünyanın toplam gelirinin %50 sinin yalnızca 40 kişinin elinde olduğu ve… Devamı

Ulusal Kapitalizmden Küresel Kapitalizme-29

-DEMOKRASİDEN FAŞİZME- 2-TEKELCİ KAPİTALİZM DÖNEMİNDE DEVLET Kapitalizmin ruhu bunalımdır. Hastalığın, toplumun tüm kesimlerinde hissedilebilmesi, kokuşmuşluğun ortaya çıkmaması için tekelci kapitalizm döneminin beklenmesi gerekirdi. Kapitalizm sermaye birikimini tamamlamıştır. Şişen sermaye birikimin yoğunluğu ile orantılı pazarlara ihtiyaç duyar. Oysa tekelci aşamaya geçilmesiyle birlikte egemen kapitalist ülkeler tarafından dünya pazarları paylaşılmıştır. Sermaye birikim sürecini geç tamamlayan Almanya ve İtalya’nın Pazar paylaşımının yeniden bölüşümünü gündeme taşımalarıyla birlikte 1. Paylaşım savaşı patlak verecektir. Bir başka ifadeyle emperyalistler arasındaki çelişkinin şiddeti, çelişkinin ancak savaşla çözülebileceği keskinliktedir. 1. Paylaşım savaşı çelişkilerin çözümü yerine sermayenin bunalımını ağırlaştıracaktır. Savaşın çatlaklarından Sovyet devrimi doğacak, dünyanın altıda biri kapitalist pazarın dışına… Devamı