Ulusal Kapitalizmden Küresel Kapitalizme-19

-DEMOKRASİDEN FAŞİZME- Bu başlık altında yazı dizisi hazırlanırken, zorunlu olmadıkça kapitalizmin aşamalarını sayısal veriler ve istatistiklerle boğmaya çalışmadık. Amacımız da zaten bir “iktisatçı” nın rakamsal verileriyle hareket etmek değildir. Kapitalizmin gelişimini bir Marksist devrimcinin gözünden izlemek, analizlerin vardığı sonuçların sınıf mücadelesinin mücadele, örgütlenme ve toplumun hangi sınıflarıyla hangi bağlamda mümkün olabileceği ittifaklarına ilişkin öneriler sunmaktır. Kapitalizmin doğumundan bugünkü aşamaya kadar olan irdelemelerin ortaya koyduğu sonuç şudur: Kapitalizm, sermaye birikiminin yoğunlaşmasıyla doğmuş olduğu ana karnı “ulus devletin” sınırlarına sığmıyor, bu sınırlar bu “ şişkinliğe” cevap vermiyor. Bu olgu küreselleşmesinin nesnel koşuludur.  Yer kürenin en ücra köşeleri bile küresel kapitalizmin pazarlarına açarken,… Devamı

Ulusal Kapitalizmden Küresel Kapitalizme-18

-DEMOKARSİDEN FAŞİZME- Küresel kapitalizm, içinde bulunduğu kronik bunalımdan, yönetemediği krizden yeni bir Pazar/paylaşım savaşının  koşullarını yaratarak ya da zaten kapitalizmin yarattığı koşulların  açmazdan yeni bir paylaşım  savaşıyla çıkmayı mı öngörmektedir?. Gerçekten kimilerinin dediği gibi, emperyalist/kapitalizmin çelişkileri bir üçüncü dünya savaşını kaçınılmaz mı kılmaktadır?. Bu yönde bir beklenti içinde olanların ileri sürdüğü gerekçeye göre Kapitalist sistemin Jandarması ABD nin Çin, Rusya, Hindistan gibi ülkelerin ekonomik büyümesinin gerisinde kalması sonucu ekonomik, siyasi teknolojik ve askeri alanda hegemonyasını kaybetmesi, doğan boşluğu bu güçlerin doldurmasıdır.  Özellikle Çin’in Asya ve Afrika’da etki alanlarını genişletmesi, buna Kapitalist sistemin ve hegemonyacı gücünün sessiz kalmayacağı ve yeni bir… Devamı

Ulusal Kapitalizmden Küresel Kapitalizme-17

-DEMOKRASİDEN FAŞİZME- Küresel kapitalizm, içinde bulunduğu kronik bunalımdan, yönetemediği krizden yeni bir Pazar/paylaşım savaşının  koşullarını yaratarak ya da zaten kapitalizmin yarattığı koşulların  açmazdan yeni bir paylaşım  savaşıyla çıkmayı mı öngörmektedir?. Gerçekten kimilerinin dediği gibi, emperyalist/kapitalizmin çelişkileri bir üçüncü dünya savaşını kaçınılmaz mı kılmaktadır?. Bu yönde bir beklenti içinde olanların ileri sürdüğü gerekçeye göre Kapitalist sistemin Jandarması ABD nin Çin, Rusya, Hindistan gibi ülkelerin ekonomik büyümesinin gerisinde kalması sonucu ekonomik, siyasi teknolojik ve askeri alanda hegemonyasını kaybetmesi, doğan boşluğu bu güçlerin doldurmasıdır.  Özellikle Çin’in Asya ve Afrika’da etki alanlarını genişletmesi, buna Kapitalist sistemin ve hegemonyacı gücünün sessiz kalmayacağı ve yeni bir… Devamı

Ulusal Kapitalizmden Küresel Kapitalizme-16

-DEMOKRASİDEN FAŞİZME- Bir önceki bölümde içinde bulunulan zaman diliminde yerkürede, “bir şeylerin” olduğunu, kitlelerin kendiliğinden eylemlerinin eylem içinde antikapitalist devrimci karakter kazandığının altı çizilmişti. Kitleler cephesinde olup bitenler özetlenmeye çalışıldı.  Kısaca, küresel kapitalizme karşı yerkürenin değişik ülkelerinde ardı ardına patlayan kitlesel hareketler birbirini tamamlayan, birbirini etkileyen ve tetikleyen helezonik hareketler olarak zaman zaman yoğunlaşan, zaman zaman dinginleşen bir seyir izlemiştir. Devrimci kitlesel yükselişin karşısında iktidar sahipleri bu yükselişi seyretmez, karşı devrimci güçlerin yıkıcı, ölümcül önlemleri devreye girer. Provokasyonlar, sabotajlar, eylemin ve önderlerinin gözden düşürülmesi, manipülasyonlar bir birini izler. Kısaca karşı devrim, yıkıcı ucu iktidara dokunan hiçbir ilerici/devrimci harekete hoş görü… Devamı

Ulusal Kapitalizmden Küresel Kapitalizme-15

 -DEMOKRASİDEN FAŞİZME- Küresel kapitalizmin kendini dayattığı 1990 lı yıllar aynı zamanda ideolojik örgüsünün de örüldüğü yıllardır. S. Huntington sınıf mücadelesi yerine “ medeniyetler çatışmasını” ikame ederken (farklı etnik kökenlilerin, farklı dinsel ve mezhepsel inançların), Fukiyama çoktan kapitalizmin/neo liberalizmin ebediyetini, sonsuzluğunu ilan etmişti bile. Gerçekten bu yıllarda küresel kapitalizm,  iki ideoloğunun aynı kapıya çıkan  zırvalarını Yugoslavya’nın parçalanmasında sahneye koymuş, bir yandan özyönetimci ve farklı etnik köken ve dinsel/mezhepsel inançtan insanların aralarında yarattığı kışkırtmalarla birbirine kırdırmış ve Huntingtonun “ medeniyetler çatışması” nı doğrulamış, diğer yandan kapitalizmin küresel pazara uygun yapılanmasında engel olan “kapitalizmin pazar dışı” alanını kapitalizmin alanı haline getirirken Fukiyamanın “ebedi… Devamı

Ulusal Kapitalizmden Küresel Kapitalizme-14

-DEMOKRASİDEN FAŞİZME- “Devlet” olgusunun görünen yüzünü meşru hukuk normlarına uygunluk gösterdiği dönemlerle sınırlı olarak “temiz bulan” burjuva demokrat aydınları, kapitalizmin artan bunalımlara ve içinden çıkamadığı krizlere paralel olarak yükselen sınıf mücadelesi karşısında  gerçek yüzünü sergilemekte duraksamayan devletin, o “meşru hukuk normlarına uygunluk gösterdiği” dönemleri pek severler ve kitlesel hareketlerin yükselişi karşısında bütün zor güçlerini sahneye süren devleti temize çıkarmak için bu durumu “ derin devlet” terimiyle açıklamaya çalışırlar. Devletin “meşru” görünümlü yapısının altında sakladığı sopanın etrafı kırıp geçirdiğine görünce de şaşar kalırlar. Kaldı ki, burjuva demokrat aydınların bu yaklaşımının dayanakları, her ne kadar bugün için ulusal kökenli tekelci burjuvazinin ve… Devamı

Ulusal Kapitalizmden Küresel Kapitalizme-13

-DEMOKRASİDEN FAŞİZME- Bu yazı dizisinin muhtelif sayılarında, 2. paylaşım savaşının yıkıntılarının üzerinde hızlı bir büyüme gerçekleştiren ve bu büyümenin sonucu merkez kapitalist ülkelerde işsizliğin azaldığı ve kitlesel refahın yaşanmaya başladığı ve kapitalizmin altın çağı olarak adlandırılan 1960-1975 yıllarının siyasal/politik ve kültürel sonuçlarına bakarak kapitalizmi vaftiz eden ve kutsayan burjuva ideologlar ummadıkları bir zamanda başlarını taşa çarpmanın şaşkınlığı içinde bocalamaya başlamışlardır. Ne olmuştu da tıkır tıkır işleyen kapitalizm, freni patlamış ağır vasıta araçları gibi önüne gelen her şeye çarpmaya, her şeyin alt üst olmasına neden olmuştu. İşler eskisi gibi gitmiyordu, işsizlik yeniden uç vermeye başlamış, enflasyon başını kaldırmış, toplumsal/kamusal harcamalar kısıtlanmaya… Devamı

Ulusal Kapitalizmden Küresel Kapitalizme-12

-DEMOKARSİDEN FAŞİZME- Kapitalizmin merkez kapitalist ülkelerde “refah devleti” görünümü veren, ikinci paylaşım savaşının yıkıntıları üzerine inşa edilen sermayenin reel yatırım alanlarına yönelerek Pazar alanları bulduğu,  ekonomik büyümenin kitlesel refahla at başı gittiğive “kapitalizmin altın çağı” denilen 1960-1975 yıllarını kapsayan bu dönemin yıldızı çabuk sönmüştür. 1980 yılların başında kapitalizmin yapısal musibeti bunalımların uç verdiği ve krizlerin kapıda görünmeye başladığı yıllardır. Bu yıllar, sıçrama yapacak birikimi sağlayan küresel kapitalizmin “Neo liberalizm” adı altında saldırıya başladığı dönemin de başlangıç yıllarıdır. Kapitalizmin beşiği İngiltere’de “monetarizm” olarak adlandırılan spekülatif sermayenin para politikalarının topluma dayatıldığı yıllardır. Monetarist politika kamu harcamalarının kısılması, çalışanların ücretlerinin düşürülmesi, istihdam alanlarının… Devamı

Ulusal Kapitalizmden Küresel Kapitalizme-11

-DEMOKRASİDEN FAŞİZME- Tekelci aşamaya girmesiyle birlikte, tarih sahnesine çıkarken ürettiği kendi değerlerine yabancılaşan, gericileşen kapitalizmin “ altın çağ” olarak adlandırılan 1960-1975 yılları arasında yeniden bir “yükselişe geçiş” ivmesi yakalaması, kapitalizmin sonunun yaklaştığına ilişkin tespitlerle çelişir mi?. Şayet sorunun kaynağı, sınıfsal/toplumsal çelişkilerin artmasında aranacaksa bu tespit bir çelişki olmayacaktır, ancak kapitalizmin sonuna  yaklaşma sürecinin bir aşamasında kısa vadeli “sağlıklı” görünmesi mümkündür. Bu olgu ancak ölümünü geçici bir süre ertelemesi olarak görülmelidir. Adı geçen dönemde kapitalizmin sıçrayış yapmasının başlıca iki nedeni üzerinde durulmalıdır. Birincisi, 2. Paylaşım savaşının yıkıntılarının ekonomiye kazandırdığı canlılıktır. Savaş sonrası Avrupa’nın harabeye çevrilmesi, milyonlarca insanın ölmesi, yersiz yurtsuz kalmasının… Devamı

Ulusal Kapitalizmden Küresel Kapitalizme-10

-DEMOKRASİDEN FAŞİZME- Faşizm, tarihin hangi sürecinde ortaya çıkmıştır, bu sürecin maddi ve toplumsal zemini nedir?. Bu zemin var olduğu sürece faşizm tehlikesi de varlığını sürdürecek midir?. Kapitalizm öncesi toplumlarda tanık olunan otoriter yönetimlerle faşizm arasındaki fark nedir?. Doğru bir sentez doğru bir analizin sonucudur. Yanlış başlangıçlardan doğru sonuçlar elde edilemez. Politik/siyasal süreçler kendisini doğuran, var eden maddi koşullar üzerinde ortaya çıkar ve toplumu şekillendirir. Tam da bu süreçte, ne daha geç, ne daha erken… Siyasal/politik sistemler, kendisini doğuran maddi koşulların özgün bir evresinde egemenlik araçları olarak bu maddi güç tarafından belirlenir, uygulama şeklini alır ve organize edilir. Bütün siyasal/politik sistemler… Devamı