Kapitalizm Nereye? “Gerçek ve Fantazi”

İki bin on bir yılının Şubat-Mart aylarında küresel krizin Avrupa’da yarattığı panik karşısında ABD zoraki “soğukkanlı” görünmeyi yeğlemesine karşın, ABD’nin de bu zoraki soğukkanlılığı ancak birkaç sürdü. Haziran ayında kredi kuruluşları ABD ekonomisinin girdiği darboğazı peş peşe açıklamaya başladılar. AB deki panik karşısında “bize bir şey olmaz” diyen AKP hükümeti ABD’nin de bir açmaz içinde olduğunu itiraf etmeye başlamasıyla “kriz geliyor” demeye başladı.

Yeni Sömürgeciliğin Değişkenleri/07

“Sistem AKP’yi iktidara taşırken eline iki kart vermiştir. Birincisi; ılımlı İslam kartı, ikincisi etnik kart. AKP ilk elde birinci kartın gereklerini yerine getirmiş, toplumsal yaşamı ılımlı İslam’a endeksli olarak dinselleştirmiştir. Şimdi sıra Kürt kartındadır. Bu iki kart AKP’ye Büyük orta Doğu projesinin Türkiye ayağını düzenlemek için iktidar kartı olarak verilmiştir. Bu nedenle biz gelinen noktanın “Kürt sorunu”nu çözmeyle ilişkisi olduğunu düşünenlerden değiliz. Kürt sorunu Emek-Sermaye çelişkisinin yoğunlaştığı bir alandır ve çözümü de Emek-Sermaye çelişkisinin çözümünün içindedir.” Yukarıdaki alıntı, bu başlık altında Kitle dergisinin Mayıs 2013 sayısında yayımlanan yazının bitiş paragrafıdır. Henüz sözüm ona “Kürt sorununun çözümü” konusunda “ılımlı islamın” iktidar… Devamı

Yeni Sömürgeciliğin Değişkenleri/06

Öncelikle bu başlık altında yayımlanan yazının beş bölümünün içeriğine, soruna yaklaşım biçimimize ilişkin düşünce ve yaklaşımlarını ciddiye aldığımız arkadaşlarımızdan, dostlarımızdan gelen eleştirilere kısaca değinmek istiyoruz. Yönetilen eleştirilerin başlıcası yazının başlığı olan “ yeni sömürgeciliğin değişkenleriyle” ilintilidir. İleri sürülen itiraz şu: “Kapitalizm emek sömürüsü üzerine kurulmuştur. İki yüz yıldan bu yana da böyle sürmekte olup, yok olup gidene kadar da böyle devam edecektir. Emek sömürüsünün ortadan kalkmasıyla da zaten kapitalizmin kendisi ortadan kalkacaktır.” İleri sürülenler doğru ve itiraz kabul etmez. Doğru, ancak eksik bir yaklaşım. Eksiklik, bizi cevap vermeye zorlayacak kadar da bağışlanmaz bir yanlışı beraberinde getirmiştir.  Yaklaşımı tamamlayan ikin unsurun,… Devamı

Yeni Sömürgeciliğin Değişkenleri/05

Bu başlık altındaki yazımızın dördüncü bölümünde, Serbest rekabetçi kapitalizmin Emperyalist kapitalizme evirilmesiyle birlikte Emperyalist/Kapitalizmin sömürgecilik ilişkilerinin tek tek kapitalistlerin parlak fikirleri, öznel niyetleri olmayıp, sermayenin yoğunlaşmasının ve yoğunlaşan sermayenin kendisine yeni mecralar aramasının bir sonucu olduğu üzerinde durulmuştu. Kapitalizmin İşleyişin özelliklerine yakından bakıldığında bu döneme ilişkin sömürgecilik ilişkilerinin feodal dönemin açık fetih ilişkilerinden farklı şeyler olduğu sonucu hemen ortaya çıkmaktadır. Bu farklılığın ilk elde göze çarpan yanı sömürünün sürdürülüş biçimindeki değişikliktir. Sömürge ülkeler emperyalistler arasında yeni pazarlar elde etme ve mevcudu koruma açısından kıyasıya bir rekabet unsurudur ve her emperyalist ülke kendi askeri gücüyle egemenliği altındaki sömürge ülkelerde sömürüyü disipline… Devamı

Yeni Sömürgeciliğin Değişkenleri/03

Orta Doğuda ve Kuzey Afrika’da BOP projesini gerçekleştirecek iktidarların biçimlenmesinde esas faktör iktidarın ılımlı İslam üzerine inşasıdır. Bu faktörün iktidara taşınmasında öncelikle bu ülkelerdeki iktidar sahipleri kim olursa olsun zahiridir ve esas iktidar olan emperyalizmdir. Emperyalist batılı merkezlerin bir yandan İran’daki “ Şer’i İslami rejime” tahammülsüzlükleri ortadayken Büyük Ortadoğu ve Kuzey Afrika ve Kafkasya’da “ılımlı İslami” referans alan iktidarları işbaşına getirmeleri ve bu bölgede bu referanslı iktidarları etkin kılmayı temel politik ve siyasi amaç olarak belirlemelerinin nedeni nedir? Kapitalizmin ekonomik ve politik bir erk/güç olarak ortaya çıkması kapitalizme karşı işçi sınıfının sosyalizm talebini de beraberinde getirdi. İki sınıf arsındaki mücadele… Devamı

Yeni Sömürgeciliğin Değişkenleri/02

Küresel kapitalizmin dinsel referansları esas alan AKP’yi niçin iktidar yapıp desteklediği ve bu yazının birinci bölümünde sözü edilen AKP iktidarının, yasama ve yürütme üzerinden sistemin temel güçlerini -ama asla yapısını değil- tasfiye ve yeniden yapılandırılmasının, Yargı üzerinden Ergenekon, balyoz gibi davaların açılması/açtırılması gibi sindirme, 12 Eylülcülere soruşturma açtırılması gibi sol dinamik güçleri oyalama ve yanına çekme yoluna gitmesine ilişkin tavrının anlaşılması açısından aşağıdaki giriş açıklamasının zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Soruna sınıf ilişki ve çelişkilerini öteleyerek, yok sayarak yaklaşmak, magazinsel ve görünen olana teslim olmak demektir. Bunun bir başka ve dolaysız anlatımı, burjuva gericiliğinin desteklenmesi, “ilerici, demokrat” olma adına iktidara koşulsuz destek… Devamı

Yeni Sömürgeciliğin Değişkenleri/01

Güncel durum açısından AKP kanadının ve hiç de onun paralelinden uzağa düşmeyen sağlı-sollu siyasal görüşler açısından yansıtılan kapitalizm açısından “olması gerekenler” yoğun bombardıman altında kitlelerin bilinçaltına yerleştirilmekte ve sistemin politik siyasasına kitlesel destek sağlanmaktadır. Güncele ilişkin analizlerin sol ağızlardan/kalemlerden, “soldan” yapılması da pek bir şeyi değiştirmiyor. Egemen kılınan görüş kapitalist sistemin değirmenine su taşıyor. Olanlar seyirlik bir oyun gibi izlenmekte, değerlendirmelerde sahnede görünen oyun ve oyuncuların rol kabiliyetleri esas alınmaktadır. Emperyalist Burjuvazinin tam da istediği budur. Nesnel olanın yerine öznel değerler konulmakta, değerlendirmeler bunun üzerine inşa edilmektedir. Egemen sesin kalabalığına koro olarak katılmanın adı da “soldan yaklaşım” ya da muhalif… Devamı

Devrimci Sınıf Hareketinin Güncel Sorunları-05

Karşı devrim, sistemin yeniden organizasyonu sağlarken, devrimci güçlere karşı salt “gerici zor”un maddi ve manevi unsurlarını sürekli ve aralıksız uygulayarak, pasifikasyonun toplumsal tabanını genişletmekle kalmayıp, aynı zamanda toplumun kültürel, siyasal ve psikolojik-moral değerlerinin de yeniden üretilmesini ve sisteme entegrasyonunun sağlanmasını, sistemin geleceği açısından zorunlu görür. Hele ki, sınıf çatışmasının toplumsal çatışmaya dönüşmesinin karşı devrimin yengisiyle sonuçlanması durumunda, ilerici toplumsal değerlerin yerine, sistemle bütünleşmiş değerlerin yeniden üretilip biçimlendirilmesi karşı devrim açısından daha bir kaçınılmazlık oluşturur. Bu yeniden üretimin çapı ve süresi karşı devrimin dünya ve ülke devrimci hareketlerinden edindiği deney ve tecrübenin, ekonomik, siyasal ve sosyal gelişmelerin, devrimci sınıfın örgütlülük durumunun… Devamı

Devrimci Sınıf Hareketinin Güncel Sorunları-04

Sosyalist hareketin tarihinde yenilgi sonrası dönemler, bir çeşit işin kolayına kaçanların başvurduğu, devrimcilerin ve devrimci eylemlerin “suçlanmasının” tarihi olagelmiştir. Devrimci mücadelenin yükseliş dönemlerinde hangi tesadüflerin sonucu olduğu kestirilmeyen bir nedenle devrimci hareket saflarında yer alan, sınıf mücadelesinin karmaşık ve girift süreçlerinden habersiz küçük burjuva unsurların bu dönemde başlıca iki davranış biçimine tanık olunmuştur: Ya nedamet getirmişler ve sistemin yavuz hırsızları rolünü üstlenerek “kraldan çok kralcı” kesilerek sisteme övgüler yağdırmışlar, ya da “geçmişin mirasını ikiyüzlüce” çıkarlarına tahvil ederek sömürü alanı olarak kullanmışlardır. Bize kalırsa birinci türleri ikincilere göre daha makul saymak gerekir. İkinci türler, yenilgi sonrası devrimci hareketin içinde adeta “safralaşırlar”… Devamı

Devrimci Sınıf Hareketinin Güncel Sorunları-03

Her sınıf tarihte kendi misyonuyla yer alır, tarihi sürece müdahale eder, süreci şekillendirir. Tarihten birazcık haberdar olan hiç kimse bir sınıfın kendi özgünlüğünü, sınıfsal yapısını, çıkarlarını, iktidarı sürdürüş biçimini diğer bir sınıf lehine terk etmesini bekleyemez. Toplumsal sürecin o aşamasında tarih sahnesine çıkan sınıf bütün toplumsal yaşamı kendi sınıfsal çıkarları doğrultusunda şekillendirir, örgütler ve iktidar yapısını bunun üzerine kurar. İktidarını niçin “ diğer bir sınıf lehine terk etmedi, ya da diğer sınıfın iktidar olma mücadelesine hoşgörülü olmadı” diye yakınmak devrimcilerin düşünce yapısı olamaz. Devrimciler, tarihi sınıf mücadelelerinin tarihi olarak algılar ve kavrarlar. Bu nedenle bizim açımızdan her sınıfın kendisi için… Devamı