Kırık Ayna

Tanıyorum seni
Gökyüzü haritasından
Samanyoluna komşu bir ülkedensin
Aynı ufkun sabahlarına uyanıyoruz
Aynı kumrular uçuşuyor  saçaklarımızdan.

Menekşe kokuyor sokağın
Suretinde secdeye duran mevsimlerde
İzini sürüyor her gece, uykusuz
Takılıp kalıyor sesine
Yüzünde gölgelerin yorgunluğu
Gülüşünde baharlar gizleyen
İflah olmaz bir haydut

Uzak düşler ülkesindensin
İç geçiriyor masallarında periler
Dalgınsın
Karmakarışık renklerin
Gözünü kaçırıyorsun istasyonlardan
Raylarını terk ederken trenler

Duayla damlıyor yaprağından damlalar
Yazık, birer hüzün tanrıçası
Ateş mavisine teşne gözlerin
Bütün kapıların kapalı,ışık sızmıyor pencerenden
Rüzgarların küf kokuyor
Aşkların yoklukla malul

Alsan beni mesela, uyutsan dizlerinde
Hiç anlatmadığın bir masalı anlatsan
Kapımızı çalsa bahar, gizliden
Merhaba desek fırtınalara, ısınsa havalar
Bölüşsek gözlerimizde ayışığını
Suyun mavisine düşse gölgemiz,gizemli gecelerde
Ayak izlerimizi arasa kumsalda
Islak düşlerimizde sarhoş yıldızlar

Sesimi vuruyorsun dilinin silahıyla
El ayak çekiliyor sözün bittiği yerde
Kumral bir güvercin uçuruyorsun koynundan
Ecelsiz ölen korsanlarına
Susuyor rüzgar
Dilini tükürüyor ateş, su rengini yadsıyor
Ve bütün bir yaşamı  ağlıyorsun
Hayatın kırık aynalarında.

29.01.2003

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Yorumlar kapatıldı.